AFAKİ NE DEMEK?

0

âfâkî: 1. Bel­li bir ko­nu­ya bağ­lı ol­mak­sı­zın ya­pı­lan ko­nuş­ma, de­re­den te­pe­den, ha­vâî. 2. Nes­ne­ye ait; ger­çe­ği ol­du­ğu gi­bi yan­sı­tan, ob­jek­tif.

AFAKİ KELİMESİNE ÖRNEK

«Âfâkî» olan tâbir ilmiyse, ancak havâssa mahsus olup keşfe muhtaçtır. Çünkü rüyânın şeytânî mi Rahmânî mi olduğunu ayırt edebilmek, sünûhât-ı  ilâhiyyeye mazhar olmaya bağlıdır. Üstelik insanların tabiatları da birbirinden
farklı olduğu için, aynı rüyâyı gören iki şahsın rüyâlarının tâbiri çok farklı olabilir. Bu inceliği kavrayabilmek ise mânevî bir salâhiyet ister.

*****

İnsanda göz, kulak, el, ayak, söz, şuûr, vicdân gibi maddî ve mânevî techîzât, öncelikle fıtrî gâyeye mebnî olarak, yâni kulu ilâhî hakîkate mazhar kılmak için verilmiş Rabb’in yüce ihsânlarıdır. Göz, âfâkî hak parıltılarını görmek; kulak, ilâhî irşâd seslerini duymak; el, hayırlara mecrâ olmak; ayak, hasenâta ve hizmete seferber olmak; söz, gönül akışlarını dile getirmek ve ilâhî kelimeleri okuyup kalbin zikrullâh ile itmi’nâna ermesini sağlamak; şuûr, dış âlemdeki kudret akışlarını idrâk etmek; vicdân, iç âlemdeki kudsî parıltıları, rûhânî temasları derlemek için verilmiştir.

*****

Kadınların saâdeti, hanımefendi olarak yaşamalarıyla mümkündür. Kadın, aslî vazifesinin dışına yönelir ise âile ocağını kurutur. Kadının dış hayata katılması, ancak zarûrî sebeplerle ve yaratılışına uygun işler için mümkün olabilir. Bu zarûrî sebepler de objektif (âfâkî) şekilde değerlendirilmelidir.

Paylaş.

Yorumlar