ABDÜSSELÂM B. MEŞÎŞ’İN OKUDUĞU SALAVAT

0

Abdüsselâm b. Meşîş Hazretleri’nin okuduğu rivayet edilen salavatın Arapçası ve Türkçe anlamı… Nebhânî, Efdal, 34

Bu salât en faziletli tertiplerden biridir. Bu salâtı ihlâs ve sıdk ile okuyannın:

  • göğsü genişler,
  • belâlardan Allah’ın hıfzı ile korunur,
  • İlâhî yardımlara mazhar olur,
  • zâhirî ve bâtınî hastalıklardan kurtulur.

Abdüsselâm b. Meşîş Hazretleri’nin okuduğu rivayet edilen salavat…

  • Arapçası:

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ مِنْهُ انْشَقَّتِ الأسْرَارُ. وَانْفَلَقَتِ الأنْوَارُ. وَفِيهِ ارْتَقَتِ الْحَقَائِقُ. وَتَنَزَّلَتْ عُلُومُ آدَمَ فَأعْجَزَ الْخَلاَئِقِ. وَلَهُ تَضَاءَلَتِ الْفُهُومُ فَلَمْ يُدْرِكْهُ مِنَّا سَابِقٌ وَلاَ لاَحِقٌ. فَرِيَاضُ الْمَلَكُوتِ بِزَهْرِ جَمَالِهِ مُونِقَةٌ. وَحِيَاضُ الْجَبَرُوتِ بِفَيْضِ أنْوَارِهِ مُتَدَفِّقَةٌ. وَلاَ شَيْءَ إِلاَّ وَهُوَ بِهِ مَنُوطٌ. إِذ لَوْلاَ الْوَاسِطَةُ لَذَهَبَ كَمَا قِيلَ الْمَوْسُوطُ. صَلاَةً تَلِيقُ بِكَ مِنْكَ إِلَيْهِ كَمَا هُوَ أهْلُهُ
اللَّهُمَّ إِنَّهُ سِرُّكَ الْجَامِعُ الدَّالُ عَلَيْكَ. وَحِجَابُكَ الأعْظَمُ الْقَائِمُ لَكَ بَيْنَ يَدَيْكَ. اللَّهُمَّ ألْحِقْنِي بِنَسَبِهِ. وَحَقِّقْنِي بِحَسَبِهِ. وَعَرِّفْنِي إِيَّاهُ مَعْرِفَةً أسْلَمُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْجَهْلِ. وَأكْرَعُ بِهَا مِنْ مَوَارِدِ الْفَضْلِ. وَاحْمِلْنِي عَلٰى سَبِيلِهِ إِلَى حَضْرَتِكَ. حَمْلاً مَحْفُوفاً بِنُصْرَتِكَ. وَاقْذِفْ بِيَ عَلٰى الْبَاطِلِ فَأدْمَغَهُ وَزُجَّ بِي فِي بِحَارِ الأحَدِيَّةِ وَانْشُلْنِي مِنْ أوْحَالِ التِّوْحِيدِ وَأغْرِقْنِي فِي عَيْنِ بَحْرِ الْوَحْدَةِ حَتَّى لاَ أرَى وَلاَ أسْمَعَ وَلاَ أجِدَ وَلاَ أُحِسَّ إِلاَّ بِهَا وَاجْعَلِ الْحِجَابَ الأعْظَمَ حَيَاةَ رُوحِي وَرُوحِهِ سِرَّ حَقِيقَتِي وَحَقِيقَتِهِ جَامِعَ عَوَالِمِي بِتَحْقِيقِ الْحَقِّ الأوَّلِ يَا أوَّلُ يَا آخِرُ يَا ظَاهِرُ يَا بَاطِنُ اسْمَعْ نِدَائِي بِمَا سَمِعْتَ نِدَاءَ عَبْدِكَ زَكَرِيَّا وَانْصُرْنِي بَك لَكَ وَأيِّدْنِي بِكَ لَكَ وَاجْمَعْ بَيْنِي وَبَيْنَكَ وَحُلْ بَيْنِي وَبَيْنَ غَيْرِكَ الله الله الله إِنَّ الَّذِي فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لَرَادُّكَ إِلَى مَعَادِ رَبَّنَا آتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وهيئ لَنَا مِنْ أمْرِنَا رَشَداً إِنَّ الله وَمَلاَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلٰى النَّبِيِّ يَا أيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

  • Anlamı:

“Allah’ım! Sırların ondan ortaya çıkıp yayıldığı, nurların ondan aydınlandığı, bütün hakikatlerin onda birleştiği, insana âit ilimlerin onun kalbine indiği ve böylece yaratılanları aciz bıraktığı, idraklerin onun karşısında çok küçük kaldığı, bizden gelmiş ve gelecek kimselerin idrakinin ona erişemediği, melekût bahçelerinin cemâlinin çiçekleri ile güzelleştiği, ceberutun havuzlarının, onun nurunun feyzi ile dolup taştığı, – vasıta olmasaydı, varlığı vasıtanın varlığına bağlı olan olmazdı denildiği şekliyle- varlığı onun varlığına bağlı olmayan hiçbir şeyin olmadığı kimseye salât eyle. Onun varlığına öyle salât eyle ki, o salât ancak Sana lâyık olsun. Senden ona ulaşan, O’nun mertebesine layık bir salât olsun.

Allah’ım! O, tüm hakikatleri kendinde toplayan ve Sana ulaştıran sırrındır. Huzurunda her zaman var olan en büyük vâsıtandır.

Allah’ım beni onun nesebine dâhil et, onun sahip olduğu ahlak ile ahlaklandır. Bana onu öyle bildir ki, ben cehâletin bütün uğraklarından kurtulayım ve fazilet pınarlarından yudumlayayım. Beni onun yolu üzere, Sen’in yardımınla çepeçevre bir şekilde yine Sen’in katına yönelt. Beni bâtıl üzerine öyle bir indir ki ben bâtılı hükümsüz kılayım.” (Nebhânî, Efdal)

KUR’AN’DA GEÇEN DUALAR

HADİSLERDE DUA

AYET VE HADİSLERLE DUANIN ÖNEMİ NEDİR?

Paylaş.

Yorumlar