Abd'li Tarihçi: "ermeniler Müslümanları Katletti"

Türkiye Çalışmaları Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi ve ABD'deki Louisville Üniversitesinden tarih profesörü Justin McCarthy, Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) tarafından düzenlenen "Ermeni İsyancıların Suçu" konulu konferansta, "Ermeniler masum Müslümanları katletti" dedi.

DEVLETE İSYANIN DETAYLI PLANLARI ERMENİ KÖYLERİNE DAĞITILDI

Savaş başlamadan hemen önce isyancıların liderlerinin Rusya’ya gittiğini ve yaklaşan savaş için finansman bulduklarını ifade eden McCarthy, şunları dedi:

"Broşürler, kitapçıklar, el ilanları üzerinde isyanın detaylı planları yazıyordu. Ermeni köylerine dağıtıldı. Bunun dışında isyanlar için detaylı planlar hazırlandı. Van şehrinde isyancılar bir araya geldi ve savaş başlamadan 6 ay önce saldırı planları yaptılar. Savaş başlamadan hemen önce askere zorunlu çağrı yapılmıştı. Ancak Doğu Anadolu'daki genç Ermeniler evlerini terk ettiler.

ASKERLİKTEN KAÇAN ERMENİLER RUS ORDUSUNA KATILDI

Diğer Osmanlı tebaası ve halkı gibi Ermeniler'in de gelip orduya katılıp hizmet sunmaları bekleniyordu. Bu zorunlu çağrı askere çağrı memurlarının raporlarına baktığımızda haritada işaretlenen yerde neredeyse hiç Ermeni kalmamıştı.

Bunların çok büyük bir kısmı askere katılmak istemedikleri için kaçmıştı ama büyük bir kısmı Rusya'ya kaçmış casus askerler ve savaşçılar olarak onlara katılmıştı. Burada diğer kalanlarda ormanlara ve tepelere kaçmış partizan çetelere katılmış ve Osmanlı'ya aslında savaş çabaları kapsamında büyük bir hasar vermişlerdi."

ermeni-3-702x336

McCarthy, Ermenilerin sakladıkları silahlara bakıldığında isyancıların, büyük bir isyana hazırlandıklarının görülebildiğine dikkat çekerek, o tarihte hükümetin isyancıları soruşturmaya almasının Avrupalı güçler tarafından engellendiğini aktardı.

Özellikle de Birinci Dünya Savaşı'nın gidişatına bakıldığında belirli kısıtlamalar bulunduğunu, yetkililerin bu saklanan silahları ve depoları aramasının yasak olduğunu anlatan McCarthy, şöyle konuştu:

"Ancak aramalar yapıldığında inanılmaz derecede silahlar bulundu. Mesela Harput'ta 5 bin ordu tüfeği ve tabanca bulundu, Gürün kazasında bin 221 tüfek ve tabanca, Kayseri'de 400 adet ordu tüfeği ve bin 200 tabanca, Develi'de 220 adet ordu tüfeği ve 45 adet tabanca, Urfa'da 720 adet ordu tüfeği ve çok fazla sayıda Anadolu şehrinde benzer silahlar keşfedilmişti ve bulunmuştu.

ERMENİLER SALDIRI İÇİN İZMİR'E BOMBA DEPOLADI

Bombaların ve dinamitlerin zulaları İzmit ve İzmir gibi şehirlerde bulunmuştu. İzmit, Doğu Anadolu’dan ne kadar uzak bir yer. Yani Ermeni milliyetçilerinin talep ettiği topraklardan çok uzak yerler buralar. Bunlar ordu binalarına ve hükümet binalarına saldırmak için kullanılıyordu. Evlere, kiliselere, manastırlara saklanıyordu silahlar, tarlalara gömülüyordu. Önceden yetkililer için kutsal sayılan bu mekanlar silah ve dinamitlerle doldurulmuştu.''

ERMENİLER MASUM İNSANLARI ÖLDÜRDÜ

Ermeni isyancılarının jandarmaya ve Doğu Anadolu’daki diğer yetkililere de saldırdıklarını anımsatan McCarthy, "Masum köylüler ve kasaba halkı yüksek sayıda öldürüldü. Burada isyancılar kısa sürede olsa Urfa gibi, Şebinkarahisar gibi, Başkale gibi yerleri zapt etti ve el koydu.

ermeni-9-702x336

Daha da önemlisi Ermeni isyancıları Van şehrini almışlardı. Güney Doğu Anadolu bölgesindeki en önemli şehirlerden bir tanesiydi. Şehrin çok büyük bir kısmını zapt ettiler. Osmanlı silahlı kuvvetlerini hisar ve kalenin içine sürdüler, hükümet binalarını yok ettiler, Müslüman evlerini yaktılar.

Burada aslında Rus istilacılarının yardımı gelene kadar Osmanlı ordusunu geri tuttular. Ruslar oraya vardıklarında Ermeniler aslında Ruslara şehrin anahtarını vermiş, sunmuş oldu" diye konuştu.

Justin McCarthy, o dönemde Müslümanlar için Van'ın kaybedilmesinin sadece bir toprak kaybı olmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:

ERMENİLER RUSLAR İÇİN ÇALIŞTI

"Ermeniler sıklıkla yardım alıyordu ve Müslümanlar da Van şehrinde evlerinden atılıp öldürülüyordu. Bu bağlamda isyancıların başarısının Kürtler ve Türkler açısından ölüm anlamına geldiği oldukça açık ve aşikar bir gerçek haline geldi.

Ermeniler aslında Ruslar için Osmanlı'nın kaybı açısından etkili ve tesirli görevleri yerine getirdiler. Partizan olarak, savaşçı olarak, cephe gerisinde savaştılar ve Rus istilacılara yardımcı oldular.

Ermeni gerilla çetecileri Doğu boyunca çalıştı ikmal hatlarını kestiler, Kuzeydoğu'da bin kadar asker aslında sürekli devriye gezmek zorundaydı, sırf telgraf hatlarının korunabilmesi ve ordunun iletişiminin korunabilmesi için.

ermeni-7-702x336

Ancak askerler bu iletişimi koruma konusunda başarılı olmadılar bir hattı koruduklarında Ermeniler diğer hattı kesiyorlardı. Osmanlı garnizonları Güney Doğu'da yalnızca İstanbul’daki merkezi komutayla iletişim kurabiliyordu. Bunu da at sırtında mesaj gönderip daha sonra başkente Bağdat ve Şam'dan telgraf çekerek iletişim kurabiliyorlardı.

Aslında Osmanlı'nın savaş çabalarının zarar görmesinde Ermeniler başarılı oldu. Burada isyancılar çok daha fazlasını yapmaya çalıştılar. Eğer İngilizlerin biraz daha algıları açık olabilseydi, kavrayabilseydi Ermeniler çok daha büyük bir zafer sunabilirdi onlara, savaşın süresi çok daha kısalabilirdi."

(AA)

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.